En popüler ikinci kripto para birimi olan Ethereum’un kurucu ortağı olan Vitalik Buterin, Bitcoin’in kurucusu olan Satoshi Nakomoto’nun aksine anonim kalmayı tercih etmeyerek kripto para dünyasının en popüler isimlerinden biri haline gelmiştir. Peki Ethereum blok zincirinin mucidi ve kurucu ortağı olarak tanıdığımız Vitalik Buterin gerçekte kimdir? Dilerseniz gelin, Vitalik Buterin’in hayat hikayesine göz atarak bu soruya birlikte cevap arayalım.
Başlıklar
Vitalik Buterin’in Erken Yaşamı
Vitalik Buterin 31 Ocak 1994’te bilgisayar mühendisi bir çiftin çocuğu olarak Moskova, Rusya’da dünyaya geldi. Yaklaşık 6 yaşına dek Rusya’da yaşamaya devam eden Vitalik, ailesinin hayat şartlarını iyileştirmek için göç etmeye karar vermesiyle Kanada’ya taşındı. Kanada’da ilkokul 3. sınıfa geldiğinde matematiğe ve programlamaya olan eğilimi öğretmenlerinin dikkatini çekti ve üstün yetenekliler programına yerleştirildi. Bu sayede ekonomi, programlama ve matematik gibi alanlara olan ilgisi daha da artmaya başladı. Ardından Toronto’daki özel bir lise olan The Abelard School’da öğrenimi tamamladı.
Bitcoin ile 2011 tarihinde, kendisi henüz 17 yaşında iken babası Dmitry Buterin sayesinde tanıştı. İlk aşamada her ne kadar bitcoin ile ilgili olumlu fikirlere sahip olmasa da zamanla kripto paralara karşı ilgisi artmıştı. Bu nedenle kripto hakkında daha detaylı araştırmalar yaparak kendini geliştirmeye başlamıştır. Hatta 2016 yılında yaptığı bir röportajında World of Craft oyunundan sonra kendisini oyalacak ve takıntısı haline gelecek bir arayış içerisinde olduğunu ve bu boşluğu Bitcoin ile doldurduğunu ifade etmiştir.
Vitalik Buterin liseyi bitirmesinin ardından Ontario Kanada’da bulunan Waterloo Üniversitesi’nde bilgisayar bilimi okumaya başladı. Üniversite hayatı da oldukça başarılı bir şekilde geçen Buterin 2012 yılında İtalya’da düzenlenen Uluslararası Bilişim Olimpiyatında bronz madalya kazandı. 2013 yılında ise Toronto’ya dönerek Ethereum’u öneren bir tanıtım yazısı yazdı. 2014 yılında Thiel Fellowship’ten 100.000$ değerinde hibe alması ile üniversiteden ayrılarak tüm zamanını Ethereum üzerinde yaptığı çalışmalara ayırmaya başladı.
Bitcoin Macerası
Vitalik Buterin’in Bitcoin ile tanışması ve ilgi duymaya başlaması 2011 yılına dayanmaktadır. Buterin öncelikle, bitcoin kazanmak amacıyla bitcoin forumunda tanıştığı bir kişi vasıtasıyla Bitcoin Weekly isimli bir yayın için yazılar kaleme almaya başladı. Yayın sahibi site için yazan herkese o dönem tanesi 3.5$ değerinde olan bitcoin vermeyi teklif etti. Buterin burada yazılar kaleme almaya devam etse de site gelir yetersizliği nedeniyle çok uzun süre ayakta duramayarak kapandı. Fakat Bitcoin Weekly’de yazdığı makaleler sayesinde tanınırlığı artan Buterin Eylül 2011 yılında Mihai Alisie’nin kendisine ulaşması sonrasında, birlikte bir basılı yayın olan Bitcoin Magazine’i kurdular.
2012 yılında basılı bir baskı yayınlamaya başlayan Bitcoin Magazine, kripto para birimlerine ayrılmış ilk ciddi yayın olarak tarihe geçmiş oldu. Buna ek olarak 2012 yılında üniversite başlamasının ardından kriptografi uzmanı Ian Goldberg’in asistanlığını yapan Buterin, bu alanda daha fazla tecrübe ve bilgi edinme şansı yakalamıştır. Bunlara ek olarak Vitalik Buterin, 2013 yılında Bitcoin Magazine’de makale yazarken Ripple Labs eski CTO’su Jed McCaleb’e ulaşmış ve şirkette stajyer olarak çalışma fırsatı yakalamıştır. Bu amaçla California’ya gelmeye çalışan Buterin, vizeye sponsor olan şirketin en az 1 yaşında olması şartı sağlamadığı için bunu başaramamıştır.
Ethereum Yolculuğu
Dünyayı dolaştığını ve birçok kripto projesini incelediğini, fakat gözlemlerinin sonucunda tüm kripto projelerinin spesifik uygulamalarla çok fazla ilgilendiğini ve yeterince genel olmadıklarını fark ettiğini ifade eden Vitalik Buterin, Ethereum’un arkasında yatan fikre bu yolla ulaşmıştır. Buterin bununla ilgili başka bir röportajında ise, tek bir eşler arası (peer to peer) kripto para birimden ziyade, blok zincirlerle yapılabilecek çok daha geniş kapsamlı şeyler olduğunu anladığını söylemiştir. Buradan hareketle de yerleşik bir programlama diline sahip bir blok zincir fikrinin, çok daha farklı türlerde uygulamalar için kullanılabilecek bir platform oluşturmanın en basit ve mantıklı yolu olduğunu fark ettiğini ifade etmiştir.
Buterin, sahip olduğu bu vizyon ve fikrini 2013 yılının sonlarına doğru arkadaşlarına gönderdiği bir white paper ile paylaştı. Bunun sonucunda fikri masaya yatırmak ve üzerinde daha detaylı düşünmek için Vitalik’e yaklaşık 30 kişi ulaştı. Başlangıçta Ethereum’un arkasındaki fikir hala büyük nispette dijital para birimleri ile ilgili olsa da bu vizyon zaman içerisinde evrimleşti. Ve Ocak 2014’ün sonlarına doğru ekip, merkezi olmayan dosya depolama alanı oluşturmanın nispeten kolay olduğunu ve “ad kaydı” gibi kavramların yalnızca birkaç satır kodla hayata geçirilebileceğini fark etti.
Bu vesile ile başta Vitalik Buterin olmak üzere Mihai Alise, Anthony Di Iorio, Charles Hoskinson, Joe Lubin ve Gavin Wood’dan oluşan çekirdek ekip ile proje Ocak 2014’te kamuoyuna duyuruldu. Ayrıca Buterin, Miami’de gerçekleştirilen bir Bitcoin konferansında Ethereum’un tanıtımını yaptı. Daha sonraki aylarda ise ekip, geliştirmeyi finanse edebilmek amacıyla Ethereum ağının yerel tokenı olan Ether’in ilk coin arzını (ICO) düzenlemeyi kararlaştırdı. İşte Vitalik Buterin 100.000$’lık Thiel Fellowship bursunu tam da bu esnada kazandı. Ekip bu esnada yaklaşık 18 milyon dolar ETH satışından 31.000’den fazla BTC topladı. Ardından Ethereum ekibi, Ethereum’un açık kaynaklı yazılım geliştirmesini denetlemekle görevli, İsviçre merkezli ve kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Ethereum Foundation’ı kurdu. Yani sonuç olarak Ethereum tasarımının basitlik, evrensellik ve sansür yapmama, modülerlik, çeviklik gibi çeşitli ilkeler üzerinde inşa edilmesi amaçlanmıştır. O halde dilerseniz gelin Ethereum’un üzerine inşa edildiği bu ilkelerin ne anlama geldiğini biraz daha detaylı bir biçimde inceleyelim.
1. Basitlik (Simplicity)
Basitlik, Ethereum protokolünün, veri depolama veya zaman verimsizliğine mal olsa bile mümkün olduğunca basit olması gerektiğini ifade eden ilkedir.
2. Evrensellik (Universality)
Ethereum’un tasarım felsefesinin bir parçası, Ethereum’un “özelliklere” (features) sahip olmamasıdır. Bunun yerine Ethereum, bir programcının matematiksel olarak tanımlanabilen herhangi bir akıllı sözleşme veya işlem türü oluşturmak için kullanabileceği dahili bir Turing-complete betik dili sağlamaktadır.
3. Modülerlik (Modularity)
Bu ile Ethereum protokolünün parçalarının mümkün olduğunca modüler ve ayrılabilir olacak şekilde tasarlanması gerektiğini ifade eder. Geliştirme sürecinde amaç, tek bir yerde küçük bir protokol değişikliği yapıldığında uygulama yığınının herhangi bir başka değişiklik olmaksızın çalışmaya devam edeceği bir program oluşturmaktır.
4. Çeviklik (Agility)
Bu ilke Ethereum protokolünün ayrıntıları kesin olmadığını ifade eder. Yani yeni fırsatlar geldiğinde keşfedilmeleri gerekmektedir.
5. Ayrımcılık ve Sansür Uygulanmaması (Non-discrimination and non-censorship)
Bu ilke Ethereum protokolünün, belirli kullanım kategorilerini aktif olarak kısıtlama veya engelleme girişiminde bulunmaması gerektiğini ifade etmektedir. Protokoldeki tüm düzenleyici mekanizmalar doğrudan zararı regüle edecek şekilde tasarlanmalı ve istenmeyen belirli uygulamalara karşı çıkma girişiminde bulunmamalıdır. Yani bir programcı, hesaplama adımı başına işlem ücretini ödemeye devam ettiği müddetçe Ethereum’un üzerinde sonsuz bir döngü komut dosyası çalıştırabilmelidir.
Sonuç olarak Vitalik Buterin’in hayatından ve onu Ethereum projesini gerçekleştirmeye iten ayrıntılardan bahsetmiş olduk. Çok genç yaşında, yüksek vizyonu ile blockchain teknolojisinin çok daha kapsamlı ve farklı alanlar için de kullanılabileceğini öngörerek akıllı sözleşmeler, DAapp’ler gibi birçok yeniliği hayatımıza dahil etmeyi başarması açısından Vitalik Buterin’in hayatı herkese örnek olabilecek birçok nokta barındırıyor.
- Daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayabilirsiniz.
- “Ethereum Nedir” başlıklı yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

