NFT’lerin ortaya çıkmasının ardından geldiğimiz noktada sanatçılar ya daha yaratıcı olup kendi çalışmaları üzerindeki finansal kontrolün tamamını ellerine alacaklar ya da piyasaya botlar tarafından yön verilen ve izi sürülemeyen hırsızlıkların hüküm sürdüğü bir kakofoni bizleri bekliyor olacak.
NFT piyasasının işbu bahse konu muhtemel çöküşü macerasında; temelde üç farklı yol izlenmesi hâlinde ise piyasanın kurtuluşu mümkün görünüyor. Bunlar:
1. Girişimci şirketlerin NFT dağıtımı için güvenli belge niteliğinde akıllı sözleşmeler oluşturmak,
2. NFT alıcıları için otomatikleştirilmiş güvenlik sorgu sistemleri yapmak ve piyasanın botlar tarafından manipüle edilmemesi için bazı açık artırmalar özelinde alım limitleri ile satım kısıtlamaları getirmek ve
3. NFT sanatçılarına komisyon vermeyi vaat eden ya da bazı teşvik uygulamalarının öngörüldüğü yenilikçi telif ücreti uygulamaları oluşturmak
olarak görünüyor.
NFT Piyasası, yukarıda açıkladığımız üç farklı yöntemin sağlıklı bir şekilde uygulanması hâlinde; değişim ve dönüşümüne uygun bir biçimde “çağdaş güzel sanatlar piyasası” işlevine uygun bir biçimde yol almaya devam edebilecek gibi görünüyor.
Başlıklar
AKILLI SÖZLEŞMELER
Girişimcilik dünyasında; yatırımcılar ve avukatlar, yatırım yapmanın masrafsız bir yolu olarak “güvenli belgeleri” kullanarak sözleşme ilişkisinde yer alan her iki tarafın da en makul biçimde korunabilmesini amaçlamaktadırlar. Ancak an itibariyle NFT dağıtımı ve satımı yapılan oldukça sınırlı sayıda akıllı sözleşme; güncel konumu itibariyle yasal olarak düzenlenmemiş fakat buna rağmen çok geniş bir yer işgal eden NFT piyasasında katılımcılarına güvence sağlayabilmektedir.
Bu itibarla zaman ilerledikçe çok daha iddialı ve hukuki güvencenin tam olarak sağlanacağı bir sistem kurmak mümkün olup örneğin temel işlevleri gerçekleştirebilen bir bilgisayar yazılımı sayesinde NFT sanatçılarının akıllı sözleşmeleri kendi kişisel tercihleri doğrultusunda uyarlamaları sağlanabilecektir.
OTOMATİKLEŞTİRİLMİŞ ALICI GÜVENLİĞİ SORGU SİSTEMİ
Piyasanın botlar tarafından yönlendirilen yapısı sebebiyle satıcıları, gerçek kişilerin de alım — satım sürecine eşit bir biçimde dahil olabilmeleri için alıcı güvenliğinin incelenmesi konusunda daha yaratıcı olmak zorundadırlar. Bu güvenlik sisteminin sağlanabilmesi için ise:
1. Yaygın olarak kabul gören NFT sanatçılarına indirim hakkı tanınması,
2. Kişi başına yapılacak alım — satım sayısını sınırlayarak botlar tarafından işlem yapma ihtimalinin önüne geçilmesi ve
3. Alım — satımların; bazı durumlarda daha önce belirli kriterleri karşılayan eserler satın almış alıcılarla sınırlanması
gibi seçenekler, aşamalı bir biçimde uygulanabilir görünmektedir.
YENİLİKÇİ TELİF ÜCRETİ SİSTEMLERİ
NFT güzel sanatlar piyasasının kendisini var eden sanatçılarına daha sağlam ve yenilikçi telif ücreti yapıları sunması hâlinde; sanatçılar da buna paralel olarak daha geniş bir bağımsızlık ile eser üretimine devam edebileceklerdir.
Bir örnek olarak DADA.nyc adlı NFT borsası; NFT’lerin ilk alım — satımının ardından tekrar satılması hâlinde sanatçılara son satım kârının %30’unu vermeyi taahhüt etmektedir. Geleneksel güzel sanatlar piyasasında da örneği bulunan bu uygulamada sanatçılara, eserlerinin tekrar satılması hâlinde kârdan pay verilmesi zorunluluğu öngörülmüş olup “Droit de suite” olarak adlandırılan bu kural başta Fransa ve İngiltere’de uygulanmaktadır. Ancak Türkiye Cumhuriyetinde hukuken mevcut”ilk satış doktrini” uyarınca sanatçıların bir sonraki alım — satımdan kâr payı alabilmeleri hukuken söz konusu değildir.
Bazı şirketler ise yukarıdaki örnekten daha özgün ve yaratıcı yöntemler geliştirmiş durumda yer almaktadır. Buna bir örnek olarak Eulerbeats adlı şirket; NFT’nin biriciklik özelliğinin dışına çıkarak aynı NFT’yi sınırlı sayıda çoğaltarak satışa çıkarmış; buradan gelen bedeli ise sanatçıya telif ücreti olarak ödemiştir. Ardından ise bu sınırlı sayıdaki akıllı sözleşmelerinin, sahiplerine NFT’leri yok etme ve karşılığında maddi bir ödül kazanma seçeneği getirerek NFT alıcılarının bunları yeniden satmak yerine bu şekilde para kazanmalarını sağlamıştır. Şirket bu şekilde adeta takas gerektirmeksizin fiilen takas sistemin işlemesini sağlamış ve belki de botlar ya da gerçek yahut tüzel kişilerce uygulanabilecek oldukça manipülatif bir satım bedelinin önüne geçilmesinin şartlarını hazırlamıştır.
Bir geçiş aşaması ve adeta gri bir alan olan piyasanın sosyoekonomik ve sosyokültürel olarak evrileceği yönü ve hukuki durumu hâlihazırda belirsizliğini korurken; var olmasını sağlayan dijital sanatçıların gelir elde ettikleri yegâne kazanç olan “telif ücretlerinin” yenilikçi ve makul bir biçimde güncellenmesi ve şartlarının belirlenmesi ihtimali, karşımıza geleceğe dair olumlu bir perspektif getiriyor.
23.07.2023 — Mersin
Ayrıca konuyla bağlantılı olarak “

