Bitcoin yakında 14’üncü yaş gününü kutlayacak. Tabi Bitcoin’in 31 Ekim 2008 yılında bir Whitepaper ile duyurulmasından itibaren geçen bu uzun zaman zarfında hakkında tonlarca spekülasyon ve haber yapıldı. Elbette yapılan tüm bu doğru veya kimi zaman yanlış bilgi bombardımanının ardından günümüzde Bitcoin’in ne olduğu, ne işe yaradığı veya bu sistemin nasıl işlediğini bilmeyen ya da en azından konuyla ilgili fikri olmayan biri neredeyse kalmadı. Kimisi kısa zamanlı parlama yaşayıp kalıcı olamayacak bir kripto para olduğunu kimi de geleceğin teknolojisi olduğunu düşünüyor. Ama bu konu hakkında gerçekçi bir yorum yapabilmek için gerekli bilgi ve deneyime sahip olan, Bitcoin’i, onun temel felsefesini, neye bir tepki olarak ortaya çıktığını anlayan kişi sayısı hakkında aynı pozitif tahmini yapamayabiliriz. O zaman gelin sizle Bitcoin’i anlamak, özümsemek için onun ta başlangıcından, hatta diğer bir ifadeyle “kuruluş manifestosundan” başlayalım.
Başlıklar
- 1
- 2 Bitcoin Makalesi
- 3
- 3.1 İşlemler Bölümü ( Transactions )
- 3.2 Zaman Damgası Sunucusu ( Timestamp Server)
- 3.3 İş Kanıtı ( Proof Of Work)
- 3.4 Ağ ( Network)
- 3.5 Teşvik ( Incentive)
- 3.6 Disk Alanını Geri Kazanmak ( Reclaiming Disk Space )
- 3.7 Basitleştirilmiş Ödeme Doğrulama ( Simplified Payment Verification)
- 3.8 Değeri Birleştirme ve Bölme (Combining and Splitting Value)
- 3.9 Mahremiyet ( Privacy )
- 3.10 Hesaplamalar ( Calculations )
- 3.11 Sonuç ( Conclusion)
Bitcoin Makalesi
Bitcoin Makalesi, 31 Ekim 2008’de Satoshi Nakomoto imzasıyla bir kişi veya bir grup tarafından Metzdowd adlı bir platformda, bir kriptografi posta listesinde yayınlanmıştır. Ve içeriği aslında tamamen günümüzde gerçekleştirilen bazı faaliyetlere daha iyi alternatifler bulunabileceğini kapsayan, şuan kullanılan ödeme yöntemlerinin zaaflarını hedef alan 9 sayfalık kısa bir yazıdır. Satoshi Nakamoto bu kısa yazının içeriğinde teknik bir dil ve akademik bir üslup kullanarak gayesini ifade etmeye çalışmıştır. Bitcoin’in çıkış amacını ve neye çözüm getireceğini toplam 13 başlık altında izah etmiştir. O halde gelin bu yazı ne anlatmış derinlemesine inceleyelim.
Giriş Bölümü ve İçeriği
Whitepaper Bitcoin’i “Eşler arası bir elektronik nakit sistemi” şeklinde tanımlayan kısa bir açıklama cümlesi ile başlıyor. Bu giriş ile makalenin genel anlamda içeriği ve amacı ifade ediliyor. Bitcoin’ in amacı herhangi bir banka veya aracı bir kuruma ihtiyaç duymaksızın birden fazla tarafın birbirlerine çevrimiçi olarak, eşler arası (peer to peer) bir şekilde ödeme yapmasını sağlayan bir bilgisayar teknolojisi geliştirmektir şeklinde tanımlanıyor. Tabi bunun nasıl yapılacağını, çevrimiçi olarak gerçekleştirilen bu minvalde bir eylemin çeşitli hack saldırılarından nasıl korunacağını izah etmeden bu açıklamanın bir önemi kalmazdı. Tabi ki Satoshi Nakamoto da böyle bir teknolojinin bazı önemli güvenlik gereksinimlerini karşılaması gerektiğinin bilincindeydi.
Bu tarz güvenlik risklerinin başında ise “Double Spending” ( çifte harcama) problemi gelmektedir. Çifte harcama kavramı çevrimiçi yapılan bir işlemde kaçınılmaz tehdit unsurlarının başında gelmektedir. Bu kavram temel olarak bir kripto paranın birden fazla kez kullanılabilme ihtimalini ifade eder. Belirli şartlar sağlandığı takdirde bir blok zincirin içindeki işlem bilgilerinin değiştirilme ihtimali doğabilir. Bu olursa değişikliği yapan kişi harcadığı varlığı tekrar kullanabilecek şekilde geri alabilir. Yani çifte harcamayı dijital nakit sistemindeki potansiyel bir zaaf olarak nitelendirebiliriz. Bu tarz merkeziyetsiz bir nakit sisteminin güvenli bir şekilde çalışabilmesi için gerekilikleri ise şu şekilde sıralamak mümkün:
- Sistemin tarafları arasında iş birliği bulunması (network structure).
- Önceki kayıtların değiştirilemez olması (immutability).
- Yapılan işlemlerin geçerliliklerinin belirli şartlara bağlanması (consensus).
İşlemler Bölümü ( Transactions )
Bitcoin Whitepaper’ının giriş bölümünün ardından bizi “Transactions” (İşlemler) adı altında bir başlık karşılar. Bu başlık altında elektronik coinlerin mahiyeti daha iyi anlatılmaya çalışılmaktadır.Ve bu coinler temelde dijital imzalardan oluşan bir zincir şeklinde ifade edilmektedir. Yani insanların bu coinleri fiziksel boyutları olan, elle taşınabilen bir madeni para gibi düşünmelerinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Sonuç olarak coinler var oluşları tamamiyle sanal ortamda, kendilerinden önce gelen koda bağlı olan korumalı bilgisayar kodu satırları olarak tarif edilmiştir. Daha sonra coinlerin çalışma prensibi şu şekilde ifade edilmiştir: Eğer başka bir peer (eş) size göndermişse Blockchain üzerinde Bitcoin’in hashini ( benzersiz dijital parmak izi) imzalayarak bir Bitcoin’e sahip olmanız mümkündür. Siz de bu zincirin sonuna imzanızı ekleyerek önceki tüm imzaları doğrulamış olursunuz bu sayede o zincir tüm Bitcoin katılımcıları tarafından doğrulanarak devam etmiş olur. Dolayısıyla bu imzalar da merkezi bir sistem olmaksızın çifte harcamanın önüne geçer.
Zaman Damgası Sunucusu ( Timestamp Server)
Bitcoin ağı, dağıtılmış bir bilgisayar sistemi üzerinde çalışır. Ağdaki tüm bilgisayar işlemleri, dünyanın dört bir yanına dağılmış farklı ülkelerde bulunan binlerce bilgisayarda aynı anda çalışır. Tüm bu bilgisayarlar birbirine bağlıdır ve uygun donanıma sahip herkes katılmak için bir bilgisayar kurabilir.
Ağda ne kadar çok bilgisayar mevcut ise, kayıtların o kadar çok kopyası olur. Doğal olarak bu da sistemi daha da güvenli bir duruma getirir. Şu çok bariz ki, aynı anda binlerce bilgisayardan eş zamanlı olarak veri çalmak veya silmek pek mümkün değildir. Bu nedenle, bilgisayarları işleten tarafların çoğunluğu mevcut veri kayıtlarının “en uzun zinciri” üzerinde anlaştıkları müddetçe sistem güvenli demektir.
İşlemler, birkaç işlem ve önceki blok hakkında bilgi içeren bloklar halinde toplanır. Bir zaman damgası sunucusu, bir yazılım parçası, ağdaki tüm bilgisayarda aynı anda bir bloğun karma değerine zaman damgasını ekler.
Zaman damgası, verilerin şu anda açıkça var olması gerektiğine kanıt teşkil eder ve her zaman damgası, hash’inde önceki zaman damgasını içerir. Bu şekilde, her ek zaman damgasıyla, kendisinden önceki zaman damgalarını güçlendiren bir zincir oluşturulur. Bu yapıyı daha iyi anlamak için matruşkayı bir metafor olarak kullanabiliriz. Büyük bebeğin içinde daha küçük bebek, onun içinde ise daha da küçük bir bebek olması gibi iç içe geçmiş ve bağlantılı bir yapı düşünülebilir.
İş Kanıtı ( Proof Of Work)
Birinci ve ikinci bölümde anlatılanlar her ne kadar makul gözükse de bu eşlerin (peer) deftere zaman damgası koyma konusunda hangi sırayı izlemeleri gerektiğini aydınlatmakta yetersiz kalıyorlar. Bu problem işlem bloklarını temsil eden hashleri belirlemesini ve doğrulamasını sağlayan bir sistem olan “proof of work” (iş kanıtı) ile giderilir.
Bu sistemin çalışma prensibi ise kabaca şu şekilde izah edilmiştir: Bir bloğu SHA-256 hash şeklinde temsil ederek eşlerin deftere yeni bir ekleme oluşturan, ve öncekiyle eşleşen bir hash oluşturmak için belli bir hesaplama gücü gerekmektedir. Bu aslında bilgisayarların hesaplama gücünü kullanmaları vasıtasıyla çözülmesi gereken tek seferlik bir bulmaca gibidir. Bu hash, daha sonra, tüm katılımcıların doğru olduğu konusunda hemfikir olduğu uzun bir blok zincirinde, sonradan eklenen her hash’in bir parçası haline gelir.
Ağ ( Network)
Bitcoin makalesinin bundan sonraki bölümü ise işlem sürecini özetleme kısmını kapsamaktadır. Buradaki çalışma prensibi şu şekilde özetlenebilir. Bir gönderici, yayınlanmış bir işlemi ağdaki diğer tüm kullanıcılara gönderir. Bunun neticesinde her katılımcı düğüm yeni işlemleri bir blokta toplar ve bunun için bir iş kanıtı ( proof of work ) bulmaya çalışır. Bu iş kanıtının bulunmasının akabinde, yapılan işlemde double spending ( çifte harcama ) olup olmadığı kontrol edilir. Eğer böyle bir yolsuzluk söz konusu değil ise yeni blok tekrar Bitcoin ağında yayınlanır ve blok oluşturmaya çalışan diğer bilgisayarlar tarafından onaylanır.
Teşvik ( Incentive)
Satoshi Nakamoto bu bilgisayar düğümlerini ağa katmayı teşvik etmek için, bilgi işlem gücünü sağlayan düğümlerin, bir blok oluşturan ilk düğüm olmaları durumunda ödüllendirilmelerinin faydalı olabileceğini düşündü. Bu prensibe göre Bitcoin ağının kullanıcıları yeterli miktarda para dolaşıma girdiği zaman ödül olacak olan işlem ücretlerini ödeyecektir. Ağı dolandırmanın maliyeti çok daha fazla olacağından dolayı düğümlerin dürüst kalmaları kendi menfaatleri açısından daha iyi olacağından ağ sirkülasyonu devam edebilecektir. Çünkü Bitcoin ağını çalıştırmak bir kişinin veya kurumun tek başına sorumluluğu değildir. Bu ağ büyük ve bağımsız bir bilgisayar topluluğu tarafından çalıştırılır. Dolayısıyla madenciliğe, yeni kripto paralar üretmeye çalışmak ağın tamamını ele geçirmekten daha az maliyetli ve daha karlıdır.
Disk Alanını Geri Kazanmak ( Reclaiming Disk Space )
Satoshi bir başka potansiyel sorun daha öngörmüştür.. Bu da blok zincirinin bir gün çok büyüyebilme ihtimalidir. Bunun için blok zincirinin boyutunu küçültmek ve daha az belleğe sahip cihazların da bu zincire bağlanabilemesini sağlamak amacıyla “Merkle Ağacı” ( Merkle Tree ) sistemini kullanma fikrini açıklamıştır. Bu sistem ise bir kök hash’e referanslar zinciri bağlama prensibine dayanır.
Basitleştirilmiş Ödeme Doğrulama ( Simplified Payment Verification)
Bitcoin ağındaki ödemeler, güvenilir bir tam düğüme bağlanmaya ve yalnızca blok başlıklarını indirmeye dayanan bir Bitcoin uygulaması oluşturmak suretiyle, ağda tam bir düğüm çalıştıran bir kullanıcı olmasına gerek kalmadan da doğrulanabilir. Temel cihazlar blok zinciri düğümleri olarak bağlanabiliyorsa,yalnızca blok zincirinin en hafif sürümünü barındırabilirler. Düğümlerin, herhangi bir işlemi tamamlamak ve doğru zincirin köküne bağlı olduğunu uygun bir şekilde varsaymak için, hashlerin tüm ilerlemesi yerine yalnızca en son “Merkle Ağacı dalını” kaydetmesi gerekir. Yani çok basit bir ifadeyle, bu, bir işlemin doğru olduğunu doğrulamak için zincirin tüm kaydına ihtiyacınız olmadığı anlamına gelir. Sadece merkle ağacının bir dalını indirmeniz ve aynı kök hash değerine sahip olup olmadığını kontrol etmeniz yeterlidir.
Değeri Birleştirme ve Bölme (Combining and Splitting Value)
Bitcoin’in temelindeki prensipler, birden fazla girdi ve çıktı içeren işlemler için de geçerlidir. Yani bu durum 35 sent harcamanız gerekiyorsa, 20 sent, 10 sent ve 5 senti birleştirmeniz gerekmesine benzer. Bitcoin ağındaki işlemler, değerin bölünmesine ve birleştirilmesine izin veren birden fazla girdi ve çıktıya sahip olabilir.
Mahremiyet ( Privacy )
Geleneksel bankaların aksine Bitcoin ağı işlem bilgilerini ilgili taraflarla sınırlandırmaz. Bilakis tüm işlemleri herkese duyurur. Herkes birinin bir işlem yaptığını görebilir fakat vekil tarafı saklandığından ötürü kimse işlemi bir kişi veya kurumla ilişkilendiremez. Kullanıcılar kendilerini bir ortak anahtar ile ağa tanıtırlar. Fakat işleme erişmek için ortak anahtar yeterli değildir. Bunun için özel bir anahtar gerekir. Bu nedenle bu makalede, işlemlerin izlenmesinin önüne geçmek veya yapılan bir işlemin ortak bir sahiple ilişkilendirilme ihtimalinin ortadan kaldırılabilmesi için her işlem için yeni bir anahtar çifti kullanılmasını tavsiye edilir.
Hesaplamalar ( Calculations )
Bu bölümde Satoshi Nakamoto, Bitcoin ağının dolandırıcılar tarafından başarılı bir şekilde saldırıya uğrama olasılığının neredeyse imkansız olduğunu istpatlayabilmek için bir saldırganın geçerli zincire rakip yeni bir zincir başlatmasının ne kadar karmaşık olacağını gösteren hesaplamalar göstermiştir. Dürüst düğümler eşleşen bir işlemi kabul etmeyeceğinden, bir dolandırıcının geçerli zincirle yarışması ve yetişmek için büyük miktarlarda bilgi işlem gücü kullanması gerekeceği ve bunu karşılayabilmesinin nerdeyse imkansız olduğunu gösterilmiştir.
Sonuç ( Conclusion)
Teknik incelemenin son kısmında ise okuyucuya, Bitcoin’in hassas bir şekilde dengelenmiş ekosisteminin her bir parçasının neden gerekli olduğunu ve gerçekten güvenilir bir ödeme çözümü sağlamak için hepsinin birlikte nasıl çalıştığı gösterilir.
Neticede Bitcoin’in 14’üncü yıl dönümünde, nasıl ve hangi amaçla doğduğunu konuşmuş olduk. Her ne kadar bazı odaklar tarafından acımasızca eleştirilse, zaman zaman güçlenip zayıflasa da gün geçtikçe daha fazla popülerleşen bu kripto paranın ve onun öncüsü olduğu bu sektörün ilerlemesi devam ediyor. Bu ilerlemenin ne kadar ve nasıl seyredeciğini öngörmek zor olsa da günümüz dünyasında durağanlığa yer olmadığı, eksik ve eski olan her şeyin ise vakti geldiğinde yerini iyisine ve yenisine bıraktığı su götürmez bir gerçek.
Kaynak:
Diğer yazılarımızdan haberdar olmak için buraya tıklayabilirsiniz.



