Başlıklar
DAO Nedir?
DAO açılımı Decentralized Autonomous Organization olup Türkçeye merkeziyetsiz otonom organizasyon olarak çevriliyor. Yayınlarını yakından takip ettiğim sayın hocam Vedat Güven’in deyimiyle DAO ‘lar için bir çeşit dijital kooparatiflerdir diyebiliriz. Kooperatiflerin amacını, üreticilerin var olan ürünlerini aracıları aradan çıkararak daha iyi koşullarda pazarlamak için kurdukları ortaklıklar olarak biliyoruz. DAO’lar da belli bir amaca hizmet etmek için oluşturulmuş merkezi bir otoriteye sahip olmayan ve kendi topluluğunca yönetilen yeni nesil organizasyon olarak karşımıza çıkıyor.

DAO’lar Nasıl Çalışır?
Peki bu organizasyonlar nasıl çalışıyor biraz bunu irdeleyelim. Normal şartlarda bir şirketten çok da farklı bir işleyişe sahip olmayan bu yapılarda kuralları topluluğun üyeleri oluşturuyor en çok önermeyi alan maddeler oylanarak bir sonuca varılıyor ve bu sonuç Blockchain tabanlı akıllı sözleşmelere işlenerek DAO ‘nun kuralları ve yasaları belirlenmiş oluyor. Zamanla bir değişim gerekirse yeni karalar yine topluluğa danışılarak ortak bir karara varılıyor. Burada klasik düzende kağıda yazılmış yönetmeliklerin artık dijital ortamda kodlara yazıldığı bir aşamaya geçtiğini düşünebiliriz.
İlk DAO Örneği “The DAO”
Kendi topluluğu tarafından yönetilen mereziyetsiz organizasyonlara DAO dediğimizden bahsetmiştik şimdi ise tarihteki İlk DAO örneği olan “The DAO” girişiminden bahsetmek istiyorum.
Christoph Jentzsch Mayıs 2016 tarihinde The DAO projesini Github’da açık bir şekilde yayınladı. Birçok ICO projesinde olduğu gibi token satışıyla kendini fonluyordu. Tokenleri satın alanlar artık projenin yatırımcısıydı. Bir ay içerisinde 11 bin token satarak 150 milyon dolara denk gelen ether yatırımı almıştı başlangıç için mükemmel bir gelişmeydi ancak fazla uzun sürmedi.
Kodların açık kaynaklı, herkesçe görüntülenebiliyor olması kötü sonuçlar doğurabilecek bir yapıyı da beraberinde getiriyordu nitekim 17 haziranda bir veya bir grup hacker tarafından kurucularının gözden kaçırdığı bir noktada bulduğu açıkla saatler içerisinde 3.6 milyon ether çalındı. Çalınan etherleri kurtamak için geliştiriciler ana blok zincir üzerindeki işlemleri geri alıp yatırımcıların parasını geri verdi ancak bu müdahale “ kod kanundur” ilkesiyle çeliştiği için sisteme olan güveni zedeliyordu daha sonra sert çatallanma (hard fork) olarak adlandırılan olayın gerçekleşmesine ve Ethereum Classic’in oluşmasına sebep oldu. İlk DAO örneğinin bu denli kötü sonuçlanması bir süreliğine DAO girişimlerinde ön yargıya sebep olsa da the DAO daha birçok başarılı DAO’nun yolunu açtı.
CityDAO
Başarılı DAO’lardan konu açılmışken Vitalik Buterin’in de dikkatini çekip makale yayınladığı ve vatandaşlığını aldığı kripto şehir projesinden bahsetmeden geçmeyelim.
Yasal düzenlemeleriyle blockchain tabanlı projelerin önünü açıp Amerika’nın kripto baş kenti olmayı hedefleyen Wyoming eyaletinde kuracağınız bir DAO, limited şirket statüsünde yer alabilmektedir. Bu gelişmeden faydalanarak kurulmuş öncü sayılabilecek CityDAO ile Vatandaşlık alabilir, yasal mülkiyet hakları ve kamu arazilerinin değerlendirilmesinde kitle fonlama yoluyla mülkiyeti demokratikleştirdikleri , NFT toprak parçaları üzerinde söz hakkına sahip olabilirsiniz. Tüm bunlar Ethereum ağı üzerinde açık ve şeffaf bir şekilde programlanıyor. Projenin hedeflerinden biri Sadece Wyoming özelinde değil topluluğun kararıyla dünyanın herhangi bir yerinden de toprak satın alabilmektir.
DAO’ların Avantajları
DAO’lar hiyerarşiye tamamen zıt, hiyerarşik yapıyı ortadan kaldırmayı hedefleyen yeni nesil organizasyonlar olarak karşımıza çıkıyor. Neden DAO’lara ihtiyacımız var diye baktığımızda şirket harcamalarını veya şirket hakkında verilecek kararları kişisel çıkarlarına göre yönetecek bir CEO veya evrakları manipüle edebilecek bir CFO bulunmayıp, dikey hiyerarşiyle değil de yatay hiyerarşiyle yönetişime katılan organizasyonlar olması bu sorumuza büyük oranda cevap veriyor. Burada inovatif fikri olan herkesin söz alabileceği ve bu fikirlerde diğer organizasyon üyelerinin onayını aldıktan sonra yürürlüğe girebileceği bir yapıdan bahsediyoruz. Böylelikle oylama sistemi, tartışmaya yer bırakmadan gelecekte kendi kendini yöneten üst düzey demokratik toplulukların da önünü açmış oluyor.
DAO’ların Dezavantajları
Elbette her sistem gibi DAO’ların da dezavantajları mevcut. Her şeyden önce devrimsel teknoloji blockchain’in bir ürünü olup birçok eleştirinin odağı olmaması kaçınılmaz. MIT Technology Review’e göre DAO ‘lar kitlelere önemli finansal kararları emanet etmek için kar getirmez, kötü bir fikir. Makalelerinde, DAO projelerinin başarıya ulaşması için dünyada bir çok şeyin değişmesi gerektiğini söylüyorlar. Oldukça tartışmalı olan ‘kitlelere yatırım konusunda güvenilemeyeceği’ görüşü dışında DAO ’ lar ile ilgili başka endişeler de mevcut. Bunun başında güvenlik problemiyle hafızalara kazınan The DAO olayı gelmektedir
Son olarak, yasal bir düzenleme olmadan, DAO olarak işlev gören girişimler blockchain ağı dışında iş yapamamakla birlikte finansal araçların fiziksel dünyayla iletişim kurması mümkün değil. Yasal belirsizlikler bu teknolojinin yeni ve radikal olarak farklı olmasından kaynaklı, blockchain dünyasının gelişimini büyük oranda etkileyen bir sorun olsa da, çözüm, başta ülkemizde sonra diğer ülkelerde fazla uzakta gözükmüyor.
Tavsiye Bağlantı: Merkeziyetsiz Finans (DeFi) Nedir?


