Başlıklar
Giriş
Avalanche ağı, Blockcahin teknolojisinin gelişimi için önündeki en büyük engellerden biri olan blockchain trilemmasına çözüm olarak geliştirilmiştir. Hızdan ve merkeziyetsizlikten ödün vermeden ölçeklenebilirliği diğer ağlara göre daha çevre dostu yöntemlerle iyileştirmeyi hedeflemektedir. Bunu yaparken üç farklı blockchainin kullanımıyla rakiplerinden ayrılan Avalanche, yerel tokeni AVAX ve birden fazla mutabakat mekanizmasıyla çalışabilir olması sayesinde “işlem sonlandırma süresi bazında blockchain sektöründeki en hızlı akıllı sözleşme platformu” olduğunu iddia etmektedir. Bugünkü yazımda bu iddianın arkasındaki etmenleri ve platformun sunduğu çözümleri inceleyeceğiz.
Avalanche Ne Zaman Kuruldu?
Bitcoinden yedi yıl önce, 2002 yılında çalışma kanıtına (PoW) dayalı ilk peer-to-peer kripto para birimi Karma’ yı tanıtan, programlama dili Java’ya ilham kaynağı olan “spin” sisteminin çekirdeğini yazan Cornell Üniversitesi Profesörü Emin Gün Sirer öncülüğünde Kevin Sekniqi ve Maofan “Ted” Yin katkılarıyla 2018 yılında Ava Labs kuruldu. Bu süreçte melek yatırımcılardan 6 milyon dolarlık yatırım alan Ava Labs 2020 yılında dilimizde “çığ” anlamına gelen Avalanche ağını duyurdu. Ekip bu ismi seçerken sistemin tıpkı çığ mantığıyla eklenerek büyümesine atıfta bulunuyordu.
Sirer projesini tanıtırken her zaman “yeni nesil kripto para” veya “yeni nesil konsensus modeli” ifadelerini kullanmaktadır. Dilerseniz yeni nesil bu mekanizmanın detaylarına değinelim.
Avalanche Nasıl Çalışır?
Avalanche, bahsettiğimiz gibi Blockchain trilemmasının sınırlamalarını ele almak için üç farklı blok zinciri etrafında inşa edilmiştir bunlar: Değişim Zinciri (X-Zinciri), Sözleşme Zinciri (C-Zinciri) ve Platform Zinciridir (P-Zinciri). Bu blok zincirlerinden ikisi (P-Chain ve C-Chain), yüksek verimli ve güvenli akıllı sözleşmelerin etkinleştirilmesine yardımcı olan Kardan Adam (Snowman) konsensüsü tarafından güvence altına alınırken, X-Chain, DAG için optimize edilmiş “Çığ” konsensüsüyle çalışmaktadır.
Tüm bu sistem bir işlemin kesinliğini saniyeler içinde elde edebilen güvenli ve ölçeklenebilir protokolün alt yapısını oluşturmaktadır. Sirer bir çok konuşmasında bitcoin blok zinciri ve var olan diğer blok zincirlerin günlük hayatta kullanılamayacak derecede yavaşlığından bahsedip Avalanche’ın gelecekte günlük hayatımızda kullanılabilir hızlı bir teknoloji sunduğunu söyler. Hızlı bir ağ sunan Avalanche’ın arka plandaki bu üç blok zincirinin detaylarına göz atalım.
X-Chain
Varlık işlemlerini kolaylaştırmanın yanı sıra dağıtılmış defter teknolojisi kullanarak Avalanche blok zincirinde yeni dijital varlıkların yayınlanmasından sorumludur. Platformun yerel belirteci olan AVAX, blok zincirindeki en popüler kripto para birimidir. Kullanıcılar, bu varlıkları AVAX ile teminatlandırarak NFT’ler ve stablecoin’ler gibi yeni token’lar basabilir. İşlem ücretleri, Ethereum kullanıcılarının Ether (ETH) ile gaz ücreti ödemesine benzer şekilde AVAX belirteçleri şeklinde ödenir.
C-Chain
Çoğu kullanıcının işlemlerinin çoğunu gerçekleştirdiği Avalanche’ın DeFi ekosistemini barındırır. C zinciri, Avalanche Consensus Protocol’ün özel bir uygulaması olan Snowman Protocol tarafından desteklenmektedir. “Dönüşüm zinciri” olarak adlandırılan C-Chain, Ethereum ağına benzer akıllı sözleşmeler geliştirir ve başlatır. Zincirin Ethereum Sanal Makinesi (EVM) uyumluluğu, kullanıcıların Ethereum dApp’lerini sorunsuz bir şekilde dönüştürmelerine ve Avalanche’ın daha fazla ölçeklenebilirlik ve güvenlik avantajları gibi özelliklerine erişmelerine olanak tanır. Avalanche’daki en popüler dApp’ler arasında, Ethereum’dan taşınan bir borç verme ve ödünç alma protokolü olan Aave vardır. 2021 yılı boyunca, Avalanche üzerindeki işlem sayısı ve geliştirme faaliyeti önemli ölçüde arttı öyle ki C-Chain’deki günlük işlem hacmi Mayıs 2022’de 934 bin işlemle zirve yaptı. Avalanche bünyesinde 400 den fazla proje bulunup detaylarına buradaki linkten ulaşabilirsiniz.
P-Chain
Amacı, geliştiricilerin Layer-1 veya Layer-2 blockchain çözümleri oluşturmasını sağlamaktır. Zincir, alt ağlar adı verilen özel blokajların durumunu izler ve doğrular. Avalanche destekli blok zincirler, çoklu blok zincirleri, benzersiz sanal makineler, kural setleri ve katılım gereksinimleri gibi hemen hemen her gereksinimi karşılayacak şekilde yapılandırılabilir. Avalanche blockchain platformu, görevleri farklı zincirlere bölerek çevikliğini koruyabilir. Ayrıca, doğrulayıcılar AVAX’ı P-Chain’de stake edebilir.
Avalanche’ın Mutabakat Mekanizmaları Nasıl Çalışır?
Snow Konsenus Modeli
Snow konsensüs protokolü “lidersiz” olarak kabul edilir, yani blockchain düğümünün grup için bir hedef tanımlayan sanal lider olması gerekmez. Bunun yerine, bir doğrulayıcı düğüm bir kullanıcıdan işlem aldığında, rastgele komşu doğrulayıcılara kabul edip etmediklerini sorar. Bu süreç, tüm ağ işlemin geçerliliği konusunda fikir birliğine varana kadar komşunun komşu doğrulayıcıları ile tekrarlanır. Snow protokolünün bir dizi adımına Slush, Snowflake ve Snowball adı verilir; her bir ağ, bir çığa dönüşene kadar bir öncekinin üzerine çıkar ve bu da blok zincirinin durumuna olan inancı ve güveni artırır. Avalanche Snowman mutabakat protokolü ile akıllı sözleşmelerde etkileşim kurarken bu yapıyı kullanır.
DAG İle Optimize Edilmiş Bir Mutabakat Protokolü
Normalde blok zincir yapısı anlatıldığında gitgide büyüyen blok zincirine düzenli aralıklarla yeni bir blok eklendiği, her blok, kriptografik bağlantıyla yani bir hash’le kendisinden önce gelen bloğa bağlandığı, Bu blokların her birinin, kullanıcıların gerçekleştirdiği ve yayınladığı işlemler olarak anlatılır. Bu anlatım yaygındır ancak, işlemin yayınlanması ve bir bloğa eklenmesi arasında genellikle bir bekleme dönemi olur. Kişi sayısı ve işlem sayısıyla doğru orantılı bir şekilde bekleme süreci de artar ve bu ölçeklenebilirlik sorununu ortaya çıkartır.
Avalanche’ın klasik yöntemden farklı olarak X-Chain için yönlü düz ağaçlar (directed acyclic graphs – DAG’ler) kullandığından bahsetmiştik. Dilerseniz DAG’ların nasıl çalıştığından bahsedelim.
Burada blok kavramı yoktur yapıdaki her düğüm bir işlemi temsil eder ve veritabanını genişletmek için madencilik gerekli değildir. Böylece işlemleri bloklar halinde toplamak yerine, her işlem bir diğerinin üzerine inşa edilir.
Blok süreleriyle kısıtlama olmaksızın, herkes istediği zaman yayın yapabilir ve işlemlerini gerçekleştirebilir. Her hangi bir sınırlama yoktur.
DAG’lar, alışık olduğumuz şekilde PoW konsensus algoritmalarını kullanmaz. Blok zinciri ağlarını güvence altına almak için madenciliğe dayanmaz. Madencilik olmadığı için kullanıcıların işlemlerini yayınlamak için ücret ödemesine gerek yoktur. Bununla birlikte, bazıları özel düğüm türlerine küçük bir ücret ödenmesini gerektirir. Bu da mikro ödemeler için son derece caziptir.
Avalanche, DAG ile optimize edilmiş mutabakat protokolü kullanarak X-Chain üzerindeki Tüm işlemlerini başka doğrulamalara gerek kalmadan hemen kesinleştirebilir. Bu da ağın performansı, merkeziyetsizlik ve çevre dostu olma özelliği açısından faydalıdır.
Son Söz
Genel hatlarıyla Avalanche ağının var olan problemlere nasıl bir yenilik getirdiğinden bahsettik. Böylelikle kripto paraların ve dijital varlıkların sadece bir yatırım aracı olarak gözükmemesi, arka plandaki teknolojinin sunduklarının anlaşılmasına yönelik yazdığımız bir yazının daha sonuna geldik. Bir başka Projede görüşmek dileğiyle.
Tavsiye bağlantıya buradan ulaşabilirsiniz.


